Aug
14

Futbol ne kadar zor?

Futbol’u sevmeyenlerin ortak söylemi çok aptalca bir oyun olduğu yönündedir. Bu tartışılabilir. Ama futboldan biraz anlayan insanlar bilirki forvet veya defans oyuncusunun bir takımda fazla olması çok gol atacağı veya az gol yiyeceğini göstermez.

Ali Sami Yen’de oynanan ilk maçtan önce keşke biri çıkıp Skibbe’ye bunu anlatsaymış.

Galatasaray sahada dizilene kadar nasıl bir diziliş olduğunu çözmek mümkün olmadı.

Emre Güngür Sağbek olmuş, Meira’da defansif ortasaha (sevilen tabiri ile ön libero) olmuş yanında da Mehmet Topal, zannedersiniz Galatasaray Ali Sami Yen’de Barcelona ile oynuyor.

Özellikle De Sanctis transferinden sonra ”Cech veya Buffon olsa tamam” gibi bir yorum yapan sevgili kalecimiz Aykut’un hatası ile yediğimiz ilk gol, hemen ardından da 6 adet defans oyuncusu oynatan bir takımın yememesi gereken ikinci gol ile maç süper zevkli bir hal aldı.

Steaua Bükreş kötü bir takım, Galatasaray’dan daha çok koşuyorlar ama onun dışında tüm maç boyunca herhalde toplam 5 defa geldiler.

Kolayca 4-1-3-1-1 şeklinde bir dizilmeyle veya klasik 4-4-2 ile Galataray kalitesinde bir takımın rahatça geçebileceği bir rakip.

Emre Güngör yerine Sabri, E. Aşık yerine Meira, Hasan Şaş yerine de Ayhan ile çok kolayca geçilebilecek bir rakipti Steaua bundan sonrası biraz zor bekleyip göreceğiz. Umarım 15 gün içerisinde Davala veya futboldan anlayan başkanımız bu dizilişin neden mantıklı olmadığını anlatır Skibbe’ye…

No Comments »

Oct
30

PES 2008 a.k.a. Pro Evolution Soccer 2008

peslogo.jpg

Perşembe akşamı MaviShop’tan satın aldığım PES 2008 (PS3) oyunumu Yurtiçi Kargo şubesinden aldım. Hafta sonu fırsatım olmadığı için oynayamadım ama dün akşam yaklaşık 2 saatimi oyunu oynayarak geçirdim.Gelelim yorumlara:

1. HD görüntü kalitesi oyunu daha keyifli hale getirmiş. Ama özellikle multiplayer (biz 4 kişi oynadık) oyun sırasında belirli bir yavaşlama dikkat çekiyor.

2. Geçtiğimiz senelerdeki sönük menüler daha kolay okunan hale getirilmiş, kullanımları hala aynı.

3. Asıl yenilik TeamVision olduğu için onu test etme fırsatım olmadı.

4. Oyuncuların kalitesinin artması artık oyun içinde çok farkediyor. Güçlü bir defansa zayıf bir hücum oyuncusu ile gitmek çok nadiren iyi sonuç veriyor.

5. HD çim görüntüsüne alışmakta zorlandık.

pes000137102.jpg

pes000137083.jpg

1 Comment »

Sep
14

Emre’nin Kolu a.k.a. Ben Boyle Turk Medyasının taaaa…

Emre Belozoglu Çarşamba günü İnönü stadında oynadığımız maçı izlemek için Gökhan Aşıkoğlu ile beraber stadda yerimizi aldık. Maça yanlış hatırlamıyorsam 15 dakika kalmıştı. Yaklaşık 2 senedir maçları ağırlıklı olarak televizyondan takip ettiğim için Türk milli takımının uzun bir aradan sonra kendi sahasında oyanayacağı maçı kaçırmak istemedim. Sakat oyuncumuzda yoktu. Harika…

İlk yarı tatsız tuzsuz, biraz el ense şeklinde araya top atmaya çalışarak bir punduna getirirde golü atarmıyım mantığı ile geçti. Macaristan’ın gol olma şansı daha yüksek, fakat az sayıda atağı ve müthiş defans ikilisi Emre ve Servet bizi heyecanlandırdı.

İkinci yarı başlarken Emre‘nin oyuna girdiğini görünce orta sahamızın biraz daha kuvvetleneceğini düşünerek sevindim. Emre’de beni haklı çıkarttı ve orta sahanın ortasında topu gayet iyi kontrol etti. (Kontrol etti derken hem ofansis hem defansif anlamda özellikle 45-70 arasındaki mücadelesi dikkat çekiciydi.)

Tuncay‘ın çok güzel ortası ile birlikte Gökhan‘ın golü şıktı. Aurelio‘nun büyük şans ile önüne düşen topu tamamlaması ve 62. dakikada Gökdeniz‘in yerine oyuna giren Halil Altıntop‘un sert şutunu içeri alan Balogh sayesinde galibiyet elde ettik.

Buraya kadar gayet hoş.

Şimdi gelelim maçın ilginç dakikalarına.

68. dakikada Gökhan’ın golü sonrasında iki ayrı sevinç yumağı oluştu birincisi Gökhan çevresinde ikincisi ortayı yapan Tuncay çevresinde. Şahsen bu tarz sevinç gösterilerini çok sevmem takımı ikiye böldüğünü düşünürüm onun içindir ki bana yakın olması sebebi ile Tuncay çemberini izlemeye başladım. Emre’nin de bu çembere doğru geldiğini gördüm aa ne güzel herkese hadi bağırın şeklinde işaret yapıyor derken, kendisinin siz benim kolumu gördünüz mü hareketini izledim.

Hikaye aslında bu kadar. O an bunu gördüğümde bu hareketin sebebini de biliyorum kim için yapıldığınıda ama bugün Cengiz Semercioğlu yazana kadar emin olamamıştım.

O kol Mehmet Demirkol’a idi. Türk Milli Takımı’nın kaptanı, bir yazar’a kolunu gösteriyordu. Tam bize göre bir hareket.

Burada küçük bir dipnot eklemem lazım Adana’lı olduğum için Fatih Terim’e Türkiye’nin eğitimli geri kalanından biraz daha fazla sempatim var. Gerçi kendisi bu sempatiyi İsviçre Milli maçında haketmediğini göstermişti ama ben yine de OK demiştim. Artık demiyorum.

Öncelikle Milli Takım kaptanı olarak oraya çıkarttığın adamın belli bir görgü ve eğitim seviyesi olması lazım. (Görgü Newscastle’da yedek oturmakla olmuyor, eğitimde Metin Oktay tesislerinde aldığı eğitimle olmamış onu da gördük) Takımını kontrol etmesi lazım. Bahsettiğimiz arkadaşın Fatih Terim’in eli ile saha dışarısına çekilmesi üzerinden yaklaşık 7 sene geçmesine rağmen o günden bugüne gelişme kaydetmemesi üzücü.

Mehmet Demirkol’u önce yazıları daha sonra da Hıncal Uluç’un bence gereksiz hareketine kadar Pazartesi akşamları 90 Dakika içerisinde tanıdım. 90 Dakika’dan ayrıldıktan sonrada yazılarını okumaya devam ettim. Biraz Fenerbahçe ağırlıklı olduğunu düşünsemde genelde görüşlerine katıldığım ve en azından spor yorumlarını beğendiğimi söyleyebilirim. Bugün Milliyet’te yayınlanan ‘‘Ben Size Macarları Yenemezsiniz Demedim” yazısı da aynı güzellikte.

Cep telefonumu arabada unuttuğum için sizlere sadece Emre’nin kolunu gösterebiliyorum, bunun içinde ayrıca özür dilerim.

1 Comment »

 Sabancı Merkez Cami / Adana