Istanbul TweetUp!
Aylardır beklediğim Perakende Gunleri bugun başlıyor. Aslında Perakende Günleri’ne gitmeyi 4 sene önce bırakmıştım. Onun sebepleri ayrı bir yazı konusu olabilir, burada tartışmaya gerek yok. Bu sene katılmamın sebebi ise biraz farklı Guy Kawasaki konuşmacı olarak geliyor.
Bütün bunları anlattıktan sonra günün özeti olan resmi buraya ekleyeyim.

Bende Perakende Günleri için hazırlanmaya gideyim.
Numara Taşınabilirliği Nedir?
Avea’nın yaptırdığı bir araştırmada Kasım 2008′den itibaren devreye girmesi planlanan cep telefonlarında numara taşınabilirliği uygulamasının kullanıcıların sadece %6’sı tarafından bilindiği ortaya çıkmış.
Bunda bence asıl suçu olan Avea ve Vodafone; sen gelecekteki müşterilerinin bunu bildiğini sanıp reklamlarında hiç bahsetme ondan sonra “AAAA biz bildiklerini sanıyorduk diye cevap ver”. Hiç akla uyuyormu bir düşünün Türkiye’nin en büyük reklamvereni olan Turkcell’in işine gelmeyecek bir haberin gazeteler, dergiler vs. tarafından işlenmesi…Zaten 1993′te yapılan anlaşmada aslında Turkcell kendi numara blokunu korumak için bir maddede koydurmuş ilerde bir akıllı çıkarda numara taşınabilirliği olsun derse diye düşünerek. Olay davalık hala bildiğim kadarı ile.
“Numara taşınabilirlik; abonenin numarasını değiştirmeden hizmet aldığı GSM operatörünü değiştirebilmesi demek.”
Futbol ne kadar zor?
Futbol’u sevmeyenlerin ortak söylemi çok aptalca bir oyun olduğu yönündedir. Bu tartışılabilir. Ama futboldan biraz anlayan insanlar bilirki forvet veya defans oyuncusunun bir takımda fazla olması çok gol atacağı veya az gol yiyeceğini göstermez.
Ali Sami Yen’de oynanan ilk maçtan önce keşke biri çıkıp Skibbe’ye bunu anlatsaymış.
Galatasaray sahada dizilene kadar nasıl bir diziliş olduğunu çözmek mümkün olmadı.
Emre Güngür Sağbek olmuş, Meira’da defansif ortasaha (sevilen tabiri ile ön libero) olmuş yanında da Mehmet Topal, zannedersiniz Galatasaray Ali Sami Yen’de Barcelona ile oynuyor.
Özellikle De Sanctis transferinden sonra ”Cech veya Buffon olsa tamam” gibi bir yorum yapan sevgili kalecimiz Aykut’un hatası ile yediğimiz ilk gol, hemen ardından da 6 adet defans oyuncusu oynatan bir takımın yememesi gereken ikinci gol ile maç süper zevkli bir hal aldı.
Steaua Bükreş kötü bir takım, Galatasaray’dan daha çok koşuyorlar ama onun dışında tüm maç boyunca herhalde toplam 5 defa geldiler.
Kolayca 4-1-3-1-1 şeklinde bir dizilmeyle veya klasik 4-4-2 ile Galataray kalitesinde bir takımın rahatça geçebileceği bir rakip.
Emre Güngör yerine Sabri, E. Aşık yerine Meira, Hasan Şaş yerine de Ayhan ile çok kolayca geçilebilecek bir rakipti Steaua bundan sonrası biraz zor bekleyip göreceğiz. Umarım 15 gün içerisinde Davala veya futboldan anlayan başkanımız bu dizilişin neden mantıklı olmadığını anlatır Skibbe’ye…
Aptallaşıyor muyuz?
İlk olarak nerede gördüğümü hatırlamıyorum ama zannederim birkaç hafta önceydi ama yazıyı yazma ihtiyacı Barış’ın blogunu okurken geldi. Yazıyı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Özellikle gününüzün birkaç saatten fazlasını internet başında geçiriyorsanız mutlaka okumalısınız.
Nicholas Carr‘ın bahsettiği değişiklikleri yaşamaya başlamamın üzerinden yaklaşık 5 sene geçti. Devamlı kitap okuyan biri olarak bu değişimi farketmemek olanaksızdı. Özellikle okuduğum blogların sayısını artmasından sonrada gözümün direk konunun özünü aramaya başladığını farkettim. İstemsiz olarak direk konuya girilmesini bekliyor bir şekildeyim.
Dünde Ağustos ayı Skylife dergisine göz gezdirirken Doğan Hızlan röportajı dikkatimi çekti kendisinin aşağıdaki cevabı belki de tamamlıyor Nicholas Carr’ın düşüncelerini.
Skylife : 50′li, 60′lı yıllarla kıyasladığınızda bugün pek çok iletişim aracı var hayatımızda. Bu değişim nasıl etkiliyor yayın dünyasını?
Doğan Hızlan : Efendim, 50′li 60′lı yıllar farklı. Bugün TV veya internet bilgiyi anında veriyor. İnsanlar bilgiyi uzun uzun okumak yerine, internetten çok yüzeysel olarak anında alabiliyorlar. DVD’ler, bir sürü TV kanalı, hepsi insanın az okumasına sebep olabilecek araçlar. İşte bu araçların olduğu bir ortamda yapılacak şey; çekici olmanız!.. Çekici olabilmek, yani okutmak için de çağdaş birtakım pazarlama tekniklerini kullanmanız gerekiyor. Kitap bir ürün sonuçta. Fakat şahsen hiçbir zaman kötüyü düşünmem. Paul Eluard’ın “Gece asla tam karanlık değildir” mısrası vardır mesela. Ben de öyle düşünüyorum; en kötü durumda bile mutlaka iyi bir şey olur. Türkiye’de de türler artıyor, kitap sayısı artıyor, kitabevleri, kitap ekleri artıyor. Bunların olumsuz bir gidiş olduğunu söyleyemem.
Guy Kawasaki Yeniden Türkiye’de
Özellikle takip ettiğim birkaç VC şirketi sahibi veya ortağı var…Bunlardan en popüler olanı Guy Kawasaki kendisi Perakende Günleri 2008‘de bir konuşma yapmak için Türkiye’de olacak… Diğerlerinide burada sıralayalım hazır fırsat bulmuşken (Steve Jurvetson: Bio, Blog; Fabrice Grinda:Bio,Blog; David Cowan:Bio,Blog; Barış Karadoğan:Bio,Blog;Cem Sertoğlu:Bio,Blog)
Herkese tavsiye etmek isterim ama Perakende Günleri’nin fiyat politikasını görünce pek herkese tavsiye edilemeyecek gibi olduğunu düşünüyorum.
Kendisinin Art of the Start sunumunu birçok kez izlemiş biri olarak pek perakende günleri ile ilgili bir kişi olmadığını ancak özellikle Angle veya Seed VC arayan girişimcilere yarayacağını da belirtmeden geçemeyeceğim.
Doğrudur Apple’ın özellikle Mac atağının mimarlarındandır ama kendisi bundan 10 sene önce bu işle ilgileniyordu şimdi ise kendi şirketi olan Garage VC şirketini yönetiyor, ayrıca yatırım yaptığı şirketlerden birkaçının board’unda oturuyor.
Bilet ücretsiz geldi ise bence sakın kaçırmayın, ama eğer para verecekseniz perakende için değilde birazda olsa gaza gelmek için gitmenizi tavsiye ederim.
Ayrıca çok pahalı ben videosunu izleyim diyenler içinse Blog’una burdan hızlıca ulaşabilirsiniz. Daha hızlı olsun diyenler direk buraya tıklayabilir.
Euro 2008 ve HD Yayınlar
İlk olarak Lig TV ve Digiturk’e teşekkür ederek başlamak lazım, Euro 2008′i HD kalitesi ile izleyebilen 19 ülkeden biriyiz.
İzlediğim ilk 8 maç içinde sadece 1 maç sırasında biraz yayında sorun çıkar gibi oldu ama o da kısa sürdü zannederim yayından kaynaklanan bir problemdi. Umarım bu yayın kalitesi turnuva boyunca devam eder.
Sayın Şansal Büyüka umut ediyorum bu yayınları izliyordur da seneye bizde LigTV’de Turkcell Süper Lig maçlarını aynı açılarla izleyebiliriz.
Bu arada ilk güne oranla daha başarılı olsa da Digiturk HD Box hala performanslı çalışmaktan çok uzakta. Özellikle arada bir amfi kullanıyorsanız ( Ben Marantz bir amfi kullanıyorum) sorunların sıklaştığını söylemeden geçemeyeceğim. Kumanda’nın yavaş çalışması,menünün yavaş açılması vs. gibi. İnşallah yeni firmware ile buna da bir çözüm bulunur.
Birde DiziMax HD’ye geçebilirsek daha iyi olacak diye düşünüyorum…
Yonja’da Seri A Tamam!
Yok, İtalya ligi ile alakası yok haberin. 9 Ağustos’ta Yonja.com azınlık hisselerinin Greywolf, Saran Holding ve Odien tarafından alındığına dair bir açıklama gelmişti. Dün peHUB‘da okuduğum bir habere göre A tipi hisseleri Greywolf Capital Partners ve Tiger Global Management’ında içinde olduğu bir grup tarafından satın alındı. Yakında Yonja’da bir açıklama yapar konu ile ilgili.
Tebrikler.
Coca-Cola İşe Alıyor!
Coca-Cola Fransa son zamanlarda gördüğüm en başarılı (en pahalı) mini-site uygulamalarından birine imza atmış. Reklamlarda gördüğümüz “Mutluluk Fabrikası” yeni çalışanlarını işe alıyor. Zamanınız varsa, zaman derken 4Mbit bir bağlantı ile bile yüklemesi uzun sürüyor, incelemenizi tavsiye ederim. Unutmadan söyleyeyim site Fransızca.
Via Adverblog
